17 Eylül 2015 Perşembe

serseri


550 yerli milletvekili adayından bir kesim yukarıdadır...

diheçel diyemedim dün.
levent kırca'nın asoseyşit press diyememesi gibi.
dehele dedim, olmadı.. tuhaf kaçtı.

hastayım..
sabahları geç kalkıyorum bu aralar.
servisi kaçırdığımdan metro ile gidiyorum işe.
08.00 saatlerinde binen insanlar mutlu.
bankacı ve sigortacı dolu vagonlar.
ellerinde ki son moda telefonların ekranlarını  kitaptan sayfa çevirircesine parmaklarıyla çeviriyorlar.
bir hava bir hava, sormayın,
dünyayı bunlar kurtarıyorlar.
üreten kesime küçümseme suratları,
içlerinden birisi liberty sigorta'dan sanırım.
dikkatlice baktı suratıma..

devlet erkanı tatile girdi,
biz emekçi kesim tatile daha başlayamadık.
devlette çalışmak iyi olmalı.
işten çıkartılma korkusu yok,
kafana göre bir doktor buldun mu,
raporla kendini..
bankamatik memurları bunlar....


açılıma tamam diyenler, şimdi teröre lanet okuyanlar oldu.
yenikapı'da buluşanlara %38'lik kesime granit mermer diyorlar.
mesaj gitmeyen,
 mesaj almayan kesim.
atla dediklerinde denize,atlayacak kesim.
yanlışlıkla başlarında ki adam  bu kesime bir atla dese,
ne güzel olurdu....

hastayım ya, boktan bir yazı oldu.
farkındayım...
yazıyı Teoman'ın günümüzü anlatan günümüzden bir şarkıyla bitirelim...

Bunlar güzel günlerimiz
Daha beter olacak her şey
Dünya zaten yalan dolan
Kaderden kaçamaz insan.












11 Eylül 2015 Cuma

gastelerden






göçmenleri tekmeleyen kameran özür dilemiş;
kalpsiz bir ırkçı değilim.
ben şöyle anlıyorum; ırkçıyım ama benimde bir kalbim var!




cizre'ye gitmek için dağda bayırda dolaşan parlementer grubu.
çişleri gelince, kakaları gelince nereye yaparlar merak ediyorum. benim de merakım bu!


bir abimizin oğlu üniversiteyi kazandı.
merakla bekleniyordu. Oğlan tıp istiyordu. Tıpla alakasız İstanbul'da paralı bir üniversite'yi tutmuş.
merak ettim baktım, yıllığı 40 milyar!
%75 bursla kazandığını belirten babaya, ne kadar ödeyeceksin demişler;
40 milyar demiş!
sanırım ben yanlış gördüm ya da bursların cılkı çıkmış



bekarlığa veda partisi yapmış amerikalının biri.
arkadaşlarının uçakları rötar yapınca 
adam tek başına bekarlığa veda partisi yapmış...
adamın gittiği yerler resimlerde gözüküyor. 
salak derler burada bu adama!



bu da bizden.
iş yerinde ki tuvalete girerken şifre ile giriyorsun.
resim yan çıkmış nema problema,  sen pisuvuara düz işersen problem değil.
 problem;
şifre 1453!
hangi insan evladı, istanbul'un fethediliş tarihini tuvalete giriş şifresini 1453 yapar...
nasıl bir milliyetçilik anlayışı bu!


7 Eylül 2015 Pazartesi

06 EYLÜL



9 Nisan 1940 günü.
24 dizisinde Jack Bauer'in gerçek zamanla yaşadığı gerçek zaman dilimini anlatan dizinin film versiyonu.  
Fury filmindeki gibi savaş sahneleri beklemeden seyret.
Danimarka sinemasının son yapıtı.
Savaşan askerlerin neden savaştığını bilmeden emir altında çaresizlik diyalogları.
Danimarka hükümetinin, işgalci Alman hükümetiyle kapılar ardındaki görüşmeleri.
Size bir şey çağrıştırıyor mu?
Günümüz de yaşanan pis entrikalar o zamanlar da varmış.

Bu yazıyı yazdığım zaman diliminde Dağlıca'da TSK'den şehitlerle ilgili bir haber hala yok!
Reuters şehit sayısını bildiriyor.
Bizim Genelkurmay  sayıyı bildirmekten aciz.  
Neden susuyorsunuz paşalar?
Hava muhalefeti varmış. Ağustos ayında ne hava muhalefeti olur?
Yüzünüz yok.
gariban askerciklerimizin nasıl telef edildiklerini söyleyemiyorsunuz.
zırhlı araçların nasıl patladıklarını açıklayamıyorsunuz.
diyanet işleri başkanının altındaki zırhlı mercedes bile bizim  askerciklerimizden daha kıymetli...
yazık...



3 Eylül 2015 Perşembe

HOŞÇAKAL



*böyle şeyler gördüğümde dünyanın ve buna neden olanların ebesini sikesim geliyor ama sikemiyorum... bari çocuklara hayvanlara ve yaşlılara sebep olmayın adiler.

*ağlattı be. her baktığımda. birisi bana erkek çocuk babası olunca herkesin babası olursun demişti. doğruymuş.
*girdiğiniz denize, mojito içtiğiniz kıyıya vuran bir minik cesetle farkettiğinizi görüyorum çocukların öldürüldüğünü. 
*aynı evrende yaşamamalı cellatlar ve çocuklar;ya ölmeli cellatlar ya da hiç doğmamalı çocuklar. tanım: gerek yok!
*cehennemin en karanlık yeri tarafsızlara ayrılmıştır.


elim varmıyor, çocuk hakkında yazı yazmaya..
ekşi sözlük tercümanım olmuş bana..
çocuk ile aram da 242,8 km, 2 saat 58 dakika..


fotoğraf; şebnem ferah konseri, dün akşam...
zombilere benzetiyorum bazen, bizi...


ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...