27 Eylül 2016 Salı

köpekler


 'Yanıma ne zaman gelse bir tarafı mor geliyordu' dedi. 

özeldir bu. paylaşılmayacak kadar özel. sen morartamıyorsan bacım, başkaları morartır kocanın bir taraflarını. yakıştıramıyorum bunu söylemeye. ailedir, kutsaldır. ex kocan başarılıdır. toplumda sevilir. sen yamanmışsın zamanında, adama hafif gelmişsindir. falan filan.
adamı başından vurmalılar ki, senin için ölsün yarınlar. silahı elinden almalılar ki, faili meçhuldür desinler. oteli kökünden yakmalılar ki, senin için ölsün yarınlar. kitabın içinde kalmalılar ki, faili meçhuldür desinler.


Ex kocan yukarıdaki sözleri yazmış. köpekler diye bir şarkı yapmış. toplumun hassas konularına parmak basmış. madımak vahşetinden. elvan berkin'in katledilişine kadar yaşanmış faali meçhul olaylara tek yapabildiği müzik ile toplumu bilinçlendirme yoluna gitmeyi denemiş. Sen destek olacağına, takmışsın bir mor renge, canlı canlı anlatıyorsun sağda solda. atalar demiş, vezir rezil muhabbetini. ben girmem buna ama kadınlarımız bu muhabbeti çok sever. post olarak ta yazarız ve okuruz...







 .   

22 Eylül 2016 Perşembe

tütün


ben hiç kırmadım. 



eskiden fakirliğinde bir adabı vardı. fakirim ama gururluyum. hani gülmek devrimci bir eylemdir deniliyor ya eskiden ceplerinde parası olmayanlar gülerdi. kahkahaları bizim damdan duyulurdu. erken saatler de tütün kırmaktan gelirler, kahvaltılarını büyük bir neşe içinde yaparlarken devreye ben girerdim. tütün dizerdim. büyük tütün yapraklarını bana verirken, boyumuz küçük ama yüreği büyük adamların yanında bende büyürdüm.
biz büyürken, onlar küçülmüş. koca koca fabrikalara müdür olmuşlar. devrimciliklerinin kanıtı olan   o gülümsemelerini kaybetmişler. ayak üstü konuştuğumuz konu para oldu. ne kadar alıyormuşum, emekli olursam ne kadar alacakmışım. kendileri ne kadar alıyormuş. üzüldüm be. örnek alarak büyüdüğüm adamları kaybetmişim. 

ben hep dizdim..

9 Eylül 2016 Cuma

uzun lafın kısası



son 1 yılda ki toplantılar da tuttuğum notlar. pür dikkat konuşanın suratına bakıp, hemen deftere veriyorum kendimi. benden herkes çok memnun. bende onlardan çok memnunum. çok güzel konuşuyorlar. sıra bana gelince herkes dikkat kesiliyor. birimim ile ilgili problem yok  diyorum. herkes beni çok seviyor, bu yüzden. uzatmıyorum, insanları sıkmıyorum. 


kuzey kore'de yaşamalıyım ben. ne oklar çizerim. ne güzel notlar tutarım. sevdiğim kadının  ismini yazarım. yazı tipi boyutlarında sayfalarımı doldururum. 

acıma duygusu bile kalmıyor bu durumlarda. babasından kalmış hükümdarlık, soramıyorsun adama sen nereyei bitirdin, nereyi yönettin, ne yaptın ülkeni kalkındırmak için. küçük küçük not tutan ondan yaşça büyük insanların ne yazdıklarını merak etmeyen bir adamın ülkesi burası. 


sıkıldım yine başkasına, doldurdum yine buraları...

yazı başlığı; bahadır tatlıöz'ün yazdığı bir paçadır. hafif arabeks, tadında iyi bir şarkıdır. 


7 Eylül 2016 Çarşamba

she's a maniac

 Bu sabah geç kaldım işime. İzin kullanmayan ben son zamanlarda yataktan kalkamaz oluyorum. Çalışmakta zorlanıyorum. Sırf cumartesi çalışılmadığı için iş yerimden memnunum. Ama 06:30 da evden çıkmak yok mu o yoruyor. Biraz daha erken çıksam cami imamıyla karşılaşacağım. Servisi kaçırınca metroya biniyorum. hilal durağında inip, diğer metroya aktarma yapıyorum veya gişelerin dediği gibi ücretsiz geçiş. Şirinyer'den geçerken anons ta hep şirinler gibi söyleniyor gibi geliyor. Bu yüzden şirinyer istasyonunu seviyorum.
Tatil yapmayalı 2 sene olmuş. Hafta sonu kaçamakları tatil sayılır buralarda. İzmir de yaşamak zaten bir tatil. Mavi yakalılar, şort ve parmak arası  terliklerle geliyorlar, kıskanıyorum. Böyle relaks bir ortamım olmadı benim. Kendimi hiç bir zaman toplu taşıma araçlarında kıçımı yaya yaya oturamadım. Yaşlılara veya kadınlara hep yer verdim. İyi bir birey oldum yani. Kimseyi kırmadım, kimseyi üzmedim. Dışarıdan bakıldığında beni imam hatipli zannedersiniz. Çok istememe rağmen dövme yaptıramıyorum, Çok istememe rağmen telefonumun sesini dışarı verip radiohead'in unutulmaz şarkısını bağıra bağıra You're so fucking special diyemiyorum. Elimde bira, kumsallar da boy gösteremiyorum. Arabamı sahile götürüp şarap içemiyorum. Kadınlar gözlerini bana  dikip iş atarken usulca başımı başka yöne çevirip oradan uzaklaşıyorum. Kadın dediğin usturuplu olur, nazlı olur, gizli hazine olur. Dövmenin kadınlara bu kadar itici geldiği bir dünya daha olmamıştır veya ben kadına dövmeyi bir türlü yakıştıramıyorum. Yalan söyleyen kadınları sevmiyorum, Kendini tekrarlayan kadınları sevmiyorum. Hele bu kadın blogger ise nefret ediyorum. Bir insan bu kadar itici mi yazar, diğer bloglara uğrayıp benim şu yazımı okudun mu der mi. Der. Bunu da gördüm 2016 yaz ayının  Türkiyesinde. Bir blogger sayfasını kapatacakmış ona methiyeler düzmüş. Manyak sanırım. Bloggerlarla beslenen bir manyak. Çenem düştü. Mel gibson'un kan bağı filmini seyredin. kaliteli bir film olmuş.
yazını başlığı; flashdance filminden bir şarkıdır.

ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...