26 Ocak 2017 Perşembe

hayır


garip zamanlar bu zamanlar. kutuplaşma yaşıyoruz da  diziler arasında bu kutuplaşmalar kaynıyor. kahve deryası, kahve dünyası, kahve telvesi gibi birden patlayan kahvecikler dükkanlarında buluşup politikadan bahsetmiyorlar diye sanıyorum kendi kendime. ellerinde cepler, kaydıra kaydıra parmaklarıyla şekil vererek kendi dünyalarında çocuklarının gelecekleri hakkında yorum yapmayan, yapamayan toplumun fertleriyiz.
adam karısını dövmüş, başkasına pas atıyor, şeytan denilen zibidi, kumar masalarından  götünü kaldırmadan okey dörtlüsü  kurmuş, ispanya'da top koşturan çirkin mi çirkin ama ne hikmetse piyasanın  en güzel kadınlarını götürmeye yemin etmiş, asker kaçağı bir adamla ivet oyunu oynuyor. beni desteklese bu tipler, ben rahatsız olurum. okuma yazmalı, entellektüel birikimi olmamış, benimle el sıkışabilmek için, orhan babanın poposuna fordçu gibi bindiren adamdan hayır gelir mi?
halkçı ecevit'in gözünü yiyeyim. adam robert kolej mezunu olmuş, ama dandirik bir üniversiteyi bitirmediğinden, reisi cumhur yapmadılar.
paçalardan akan boklarınızı sadece ben mi görüyorum?

ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...