4 Ekim 2013 Cuma

dal rüzgarı affetse de kırılmıştır bir kere

Babasının elini sıkıca tutmuş, şaşkın gözlerle çevresine bakarak, ayağında ki lastik terliklerle babasıyla aynı kombinasyon da ergenliğin vermiş olduğu bedensel ve ruhsal mutasyonu yaşamamışcasına   acil kapısından fırlayıp, arap deresi  tarafına yürüyüşlerini seyrettim.
Soğuk bir sonbahar akşamında, yaşanan enstantane beynimin bir köşesine kazınmıştır.
Hayal kurarım, oğlanın babasıyla gurur duyabileceği bir şey olması gerekir.

 Babam bana lastik terlik almıştır.
Çıplak da dolaşabilirdi. 
Babam elimi tutuyor.
Baba çolak, baba çocuğunun elini tutamayacak kadar duygusuz...
Ben babama çok benziyorum
genlerle ilgili bir şey ama doğru
Babam beni seviyor.
ellerin kavrayışından belli.

Küçük mutluluklar belki..
Aşkım'ın Küçük mutluluklar kitabında anlatılan zorlu süreçlerden sonra ulaşılabilen büyük mutluluklar zırvasını bir kenara bırak
Anlık mutluluklar, belki...

yazı başlığını da geç. 

Hiç yorum yok:

ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...