25 Ekim 2013 Cuma

la

sevmediğim bir şehre yalandan olsa da sırt çevirmenin bahanesiyle, gizli gizli okurum, şehirle ilgili ayrıntıları...
Yılmaz'ın; asfaltlar ışıldar, buz tutardı yalanlar.. diyerek sigaramdan derin bir nefes çekişim var ki, bu ayrıntıyı babam görmüş, deden gibi içiyorsun bu zıkkımı diyerek kendince beni yerin dibine batırmış, ama ben içimden çocuk heyecanıyla mutlu olmuştum, hayal mayal hatırladığım dedeme benzetilmem, benim mutluluk derecem de tavan yapmıştı...
Deniz'in, ah yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda demesi bile, gri kokan şehre olan küçümsenecek davranışları sergilemekte ki beceri katsayımı, ruhum da kpss'yi kaybetmiş bir genç gibi hüzün dalgasını önleyemiyorum...
son üç bölümü seyretmemem de ki gaye belli. Ondan kopamamak...
seyrettin mi bu onu öldürmek anlamına geliyor benim küçük beynim deki, kıvrımı olmayan, hypothalamuss..
la'yı özledim ben, seyretmemeye devam....

Hiç yorum yok:

ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...