21 Mayıs 2014 Çarşamba

reklam pastasına girmek istiyorum


iş dönüşlerinde ntvradyo dinliyorum, sevmesem de.
sevdiklerimi kopardılar o radyodan. Banu vardı, o yeter de artardı. Hem göze, hem kulağa hoş geliyordu. Bir arkadaşım demişti, çok sigara içiyormuş, kocası doktormuş, boyu çok kısaymış... soğutamadı bana o dedikleri. bir de her sene aynı yerde tatil yapıyormuş, söyledi de yaptığı yeri de kimin umurun da.. Millet bayılıyor bilgi vermeye. Ben kafamda Banu'yu koymuşum bir yere, indiremem başka bir yere.
Reklam arası haber dinliyorum radyoda, Tahsildaroğlu peynirlerinin tematik bir radyo kanalında işi ne? Vahşi kapitalizm de sanırım herşey mübah. Benim mesela bir genelevim olsa, kardeşim parayla değil mi? Al yayınla bu reklamı, insanların rahatlamaya ihtiyaçları yok mu? O koca koca tv'ler de gördüğümüz adamlar, hep iş mi yapıyor, yok mu bunların özel hayatları? Biz ülke olarak bir ara genelev patroniçesini vergi rekortmeni yapmadık mı? Talep var ki arz var. Nedir bu Nişantaşı tipli kadınların, sektörde egemenliği?. . Bir üstten bakma, sektörleri küçümseme. Peyniri koyuyorsun da neden genelevi reklamını yayınlamak ta dudak büküyorsun?
Nereden nereye geldik yine. Sanki böyle bir taleple gittim. Ama olsa giderim. Parayla değil mi?
Oğuz Haksever'e gıcığım mesela. Genelevim olsa, reklamı da yayınlatsam, Oğuz Haksever'i kullanırdım, reklamda. Sesiyle mesela aaa-uuuu diye arada sırada ötüyor ya. Güzel giderdi. Mehmet Öz mesela böyle konuşabilir. Adam dışarıda yaşıyor. Oğuz peki? Bir hava, bir caka. Sokayım senin havana!

Hiç yorum yok:

ses etme

alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...