Bu sabah geç kaldım işime. İzin kullanmayan ben son zamanlarda yataktan kalkamaz oluyorum. Çalışmakta zorlanıyorum. Sırf cumartesi çalışılmadığı için iş yerimden memnunum. Ama 06:30 da evden çıkmak yok mu o yoruyor. Biraz daha erken çıksam cami imamıyla karşılaşacağım. Servisi kaçırınca metroya biniyorum. hilal durağında inip, diğer metroya aktarma yapıyorum veya gişelerin dediği gibi ücretsiz geçiş. Şirinyer'den geçerken anons ta hep şirinler gibi söyleniyor gibi geliyor. Bu yüzden şirinyer istasyonunu seviyorum.
Tatil yapmayalı 2 sene olmuş. Hafta sonu kaçamakları tatil sayılır buralarda. İzmir de yaşamak zaten bir tatil. Mavi yakalılar, şort ve parmak arası terliklerle geliyorlar, kıskanıyorum. Böyle relaks bir ortamım olmadı benim. Kendimi hiç bir zaman toplu taşıma araçlarında kıçımı yaya yaya oturamadım. Yaşlılara veya kadınlara hep yer verdim. İyi bir birey oldum yani. Kimseyi kırmadım, kimseyi üzmedim. Dışarıdan bakıldığında beni imam hatipli zannedersiniz. Çok istememe rağmen dövme yaptıramıyorum, Çok istememe rağmen telefonumun sesini dışarı verip radiohead'in unutulmaz şarkısını bağıra bağıra You're so fucking special diyemiyorum. Elimde bira, kumsallar da boy gösteremiyorum. Arabamı sahile götürüp şarap içemiyorum. Kadınlar gözlerini bana dikip iş atarken usulca başımı başka yöne çevirip oradan uzaklaşıyorum. Kadın dediğin usturuplu olur, nazlı olur, gizli hazine olur. Dövmenin kadınlara bu kadar itici geldiği bir dünya daha olmamıştır veya ben kadına dövmeyi bir türlü yakıştıramıyorum. Yalan söyleyen kadınları sevmiyorum, Kendini tekrarlayan kadınları sevmiyorum. Hele bu kadın blogger ise nefret ediyorum. Bir insan bu kadar itici mi yazar, diğer bloglara uğrayıp benim şu yazımı okudun mu der mi. Der. Bunu da gördüm 2016 yaz ayının Türkiyesinde. Bir blogger sayfasını kapatacakmış ona methiyeler düzmüş. Manyak sanırım. Bloggerlarla beslenen bir manyak. Çenem düştü. Mel gibson'un kan bağı filmini seyredin. kaliteli bir film olmuş.
yazını başlığı; flashdance filminden bir şarkıdır.
7 Eylül 2016 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
ses etme
alışkanlıklarımı değiştiriyorum. günde 4 defa Hürriyet'i tıklayan ben, artık Birgün ve Cumhuriyet okuyorum. Sözcü'ye bakmıyorum bi...
-
garip zamanlar bu zamanlar. kutuplaşma yaşıyoruz da diziler arasında bu kutuplaşmalar kaynıyor. kahve deryası, kahve dünyası, kahve telves...
-
Mesai arkadaşım, şirketin projesini tamamlamak için Hindistan'a gitmişti. İzlenimlerini merak etmiştim. Havalimanın da mükemmel ...
-
bastırılmış duygularla geçen onca hayattan sonra, 70'lere merdiven dayamış birisinin saçma sapan hareketlerini seyrediyorum. tezimi d...
4 yorum:
Bütün bunlar hep maalle baskısı :p
Dün bir yazı okumuştum diyordu ki,"herşeyin ölçüsü benim zannediyorum,yanılıyorum".öyle işte bayım.
narda;
belki de öyle belki de bizim yetişme tarzımız.
belki de bizim kuşak.
a.
o yazıyı bende okumalıyım.
linkini atarsın, umarım.
Yorum Gönder